12. Yargı Paketi Temyiz ve İstinaf Süreçleri Rehberi

12. Yargı Paketi reformlarını ve istinaf süreçlerini simgeleyen prestijli bir mahkeme salonu.

Modern yargı mimarisi ve istinaf reformu.

Önemli Noktalar

  • 12. Yargı Paketi kapsamında, Bölge İdare Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararlarını kaldırarak yeniden esas hakkında verdiği kararlara karşı, 30 günlük kesin yasal süre içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (hukum aciklanmasinin geri birakilmasi - HAGB) kararları, artık şekli yerel itirazlar yerine Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde esasa ilişkin kapsamlı bir istinaf denetimine tabidir.
  • İdari ve vergi davalarında tek hakimle karar verme sınırı 486.000 TL'ye yükseltilmiş; bu durum tek hakimle görülen dava hacmini genişletirken, bu tutarın altında kalan uyuşmazlıklar için temyiz haklarını sınırlandırmıştır.
  • Bölge İdare Mahkemeleri, bilirkişi raporları ve duruşma gibi delil eksikliklerini doğrudan gidermekle yükümlü kılınmış; böylece dosyaların ilk derece mahkemelerine geri gönderilmesi usulü ciddi ölçüde daraltılmıştır.

12. Yargı Paketi Kapsamında İstinaf ve Temyiz Reformları: İdari ve Cezai Yargılamada Stratejik Dönüşüm

Türk usul hukukunun yapısal mimarisi, kamuoyunda 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) olarak bilinen kapsamlı yasal reformun yürürlüğe girmesiyle birlikte köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Yargıdaki iş yükünü azaltmak, usul ekonomisini güçlendirmek ve iç hukuk yollarını anayasal standartlarla uyumlu hale getirmek amacıyla ihdas edilen bu torba kanun, hem kamu hukuku hem de özel hukuk alanında kritik değişiklikler getirmektedir.

Şirketlerin mevzuata uyum süreçleri, gümrük uyuşmazlıkları ve bireysel cezai sorumluluklar ile doğrudan kesişen idari ve cezai yargılamada; bu paket istinaf ve temyiz kanun yollarını yeniden şekillendirmektedir. Karmaşık idari işlemlerle veya cezai ithamlarla karşı karşıya kalan taraflar, artık değişen yasal sürelere, revize edilen parasal sınırlara ve temelden yapılandırılan denetim mekanizmalarına uyum sağlamak zorundadır.

Yüksek meblağlı idari, gümrük ve ticari uyuşmazlıkları yöneten hukuk pratiğimizde, kanun yolu geçişlerindeki usuli hataların sıklıkla hak kayıplarına yol açtığını gözlemlemekteyiz. Bu ayrıntılı rehber, 12. Yargı Paketi’nin Bölge İdare Mahkemeleri (BİM), Danıştay, Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) ve Yargıtay nezdindeki kanun yolu süreçlerini nasıl yeniden yapılandırdığını analiz etmektedir.


1. İdari Yargı Yetkisinin Yapısal Yeniden Yapılandırılması (2576 Sayılı Kanun ve İYUK)

Türk yargısının idari yargı kolu, özellikle istinaf aşamasında tarihsel olarak yoğun bir dosya yükü altında faaliyet göstermiştir. 12. Yargı Paketi, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun (2576 sayılı Kanun) ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda (2577 sayılı İYUK) yapısal değişiklikler yapmaktadır.

Tek Hakimle Çözümlenecek Davalarda Parasal Sınırın Artırılması

2576 sayılı Kanun’un 7. maddesinin revize edilen çerçevesine göre, bir vergi veya idari uyuşmazlığın heyet (kurul) yerine tek hâkim tarafından çözümlenmesini belirleyen parasal sınır 25.000 TL’den 486.000 TL’ye çıkarılmıştır.

Bu önemli düzenleme, büyük bir iş yükünü doğrudan tek hâkimli mahkemelere aktarmaktadır. Bu kapsamda:

  • Mevzuat düzenlemeleri hariç olmak üzere, konusu 486.000 TL’yi geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal ve tam yargı davaları;
  • Ağır nitelikte olmayan disiplin cezaları, eğitim ve sınavlara ilişkin uyuşmazlıklar ile kamu görevlilerinin belirli atama ve özlük hakları;
  • Yasal sınırın altında kalan belirli gümrük ve vergi tarhiyatları.

Tek hâkimle görülen davaların farklı istinaf ve temyiz sonuçları doğurduğunu vurgulamak kritik önem taşır. Taraflar, davanın tek hâkim tarafından görülmesinin hukuki açıdan önemsiz olduğu anlamına gelmediğini; aksine, bu durumun kararın kesinleşme sürecini ve izlenecek kanun yolunu doğrudan belirlediğini bilmelidir.

Bölge İdare Mahkemesi kararı ve yasal süreleri inceleyen bir avukatın çalışma masası.

Bölge İdare Mahkemelerinin (BİM) Genişletilmiş Karar Yetkileri

Bu reformdan önce, bir Bölge İdare Mahkemesi (istinaf mercii) bilirkişi incelemesi yapılmaması, keşif noksanlığı veya zorunlu duruşma açılmaması gibi usuli eksiklikler tespit ettiğinde, kararı bozarak dosyayı genellikle ilk derece mahkemesine geri gönderiyordu.

İYUK’un değiştirilen 45. maddesi uyarınca:

  1. Eksikliklerin Doğrudan Giderilmesi: Bölge İdare Mahkemesi artık delil eksikliklerini kendisi gidermekle yasal olarak yetkili ve yükümlüdür. Mahkeme; keşif yapılması, bilirkişi raporu alınması veya gerekli duruşmanın açılması işlemlerini doğrudan istinaf aşamasında kendisi gerçekleştirecektir.
  2. Dosyanın Geri Gönderilmesinin Sınırlandırılması: Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi (iade edilmesi) artık son derece sınırlı usuli kusurlarla sınırlandırılmıştır.
  3. Hukuki Gerekçenin Değiştirilmesi: Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğunu ancak gerekçesinin hatalı veya eksik olduğunu tespit ederse, gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu esastan reddetme yetkisine sahiptir.

2. Genişletilen Temyiz Yolları: Bölge İdare Mahkemesi Kararına Karşı Kanun Yolu

Reformun en önemli yapı taşlarından biri, Danıştay nezdindeki temyiz yoluna ilişkindir. Tarihsel olarak, Bölge İdare Mahkemelerinin kararları geniş idari uyuşmazlık kategorilerinde kesin nitelikteydi; bu durum, farklı bölge mahkemeleri arasında içtihat farklılıklarına yol açmaktaydı.

Kaldırma Kararlarına Karşı 30 Günlük Temyiz Kuralı

İYUK’un değiştirilen 46. maddesi kapsamında önemli bir hukuki çare kanunlaştırılmıştır: Bölge İdare Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece idare veya vergi mahkemesinin kararını kaldırarak (kaldırma) yeniden esas hakkında bir karar verdiğinde, bu bölge idare mahkemesi kararı Danıştay nezdinde temyiz edilebilecektir.

Bu kararlara karşı uygulanacak yasal süre –yani idari yargı temyiz süresi– gerekçeli istinaf kararının taraflara elektronik tebligat (UETS) yoluyla resmi olarak tebliğ edilmesinden itibaren strictly 30 takvim günüdür.

[PRATİK BİLGİ: İdari yargıda 30 günlük yasal temyiz süresi, resmi elektronik tebligat (UETS bildirimi) tarihiyle başlar. Bu süre tarafların anlaşması, mahkemenin takdiri veya idari başvurularla uzatılamaz. Tebligat alınır alınmaz sürenin derhal hesaplanıp kaydedilmesi hayati önem taşır.]

Danıştay Temyiz Yolunun Yasal İstisnaları

İstinaf mahkemesinin kararı kaldırmasının ardından Danıştay’a başvurma hakkı mutlak değildir. Mahkemelerin iş yükünü dengelemek ve makul sürede yargılanma hakkını güvence altına almak amacıyla, kanun, istinaf dairesinin kararı kaldırmış olmasına rağmen temyiz yolunun kapalı olduğu istisnaları açıkça belirlemiştir:

  • Tek Hâkim Kararları: İlk derece mahkemesinde tek hâkim tarafından çözümlenen davalar;
  • Özel Kanunlardan Doğan Uyuşmazlıklar: Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun, Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun ile Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklar;
  • Yalnızca Yargılama Giderlerine İlişkin Kararlar: İstinaf mahkemesinin yaptığı değişikliğin yalnızca vekalet ücreti veya yargılama giderlerine ilişkin olduğu kararlar;
  • Sınırlı Parasal Farklar: Parasal sınırlara tabi uyuşmazlıklarda, ilk derece mahkemesi kararı ile Bölge İdare Mahkemesi kararı arasındaki mali farkın 55.000 TL’yi geçmediği durumlar (bu durumlarda karar istinaf aşamasında kesinleşir).

Ticari ve gümrük vergisi davalarındaki deneyimlerimize göre, bir idari para cezasının veya gümrük vergisi tahakkukunun Danıştay denetimine tabi olup olmadığını belirlemek için ikili bir kontrol yapılması gerekir: hem ilk derece mahkemesinin heyet halinde mi yoksa tek hakimle mi karar verdiği hem de dava tarihindeki parasal sınır analiz edilmelidir. Bu karmaşık süreçlerde hak kaybı yaşamamak ve yasal süreleri kaçırmamak adına profesyonel bir hukuki inceleme yapılması son derece kritiktir. Hukuki Danışmanlık ve Dosya İncelemesi İçin EG Hukuk ile İletişime Geçin


3. Ceza Yargılamasında HAGB Kurumunun Temelden Dönüşümü (CMK m. 231)

İdari yargıdaki gelişmelere paralel olarak, 12. Yargı Paketi, Türk ceza muhakemesinde uzun süredir beklenen yapısal reformları, özellikle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (hükmün açıklanmasının geri bırakılması - HAGB) kurumu yönünden hayata geçirmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması reformunu simgeleyen adalet terazisi ve kanun kitapları.

Sınırlı “İtiraz” Mekanizmasının Kaldırılması

Eski yasal çerçevede, bir HAGB kararına karşı yalnızca aynı adliyedeki bir sonraki ceza dairesine sunulan bir “itiraz” yoluyla başvurulabiliyordu. Anayasa Mahkemesi içtihatlarında bu sistem eleştirilmişti; zira itiraz merciinin denetimi genellikle işin esasına ve delillerin sıhhatine girmeden, yalnızca şekli usul kriterleriyle sınırlı kalmaktaydı.

  1. Yargı Paketi bu yapıyı kökten değiştirmektedir:
  2. İstinaf Kanun Yolunun Getirilmesi: İlk derece ceza mahkemeleri (Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemeleri gibi) tarafından verilen HAGB kararları artık yetkili Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) nezdinde kapsamlı bir esastan istinaf incelemesine tabidir.
  3. Esastan İnceleme: BAM ceza daireleri sadece usuli şekilleri değil, sanığın maddi kusurluluğunu, delillerin hukuka uygun toplanıp toplanmadığını ve suçun hukuki nitelendirmesinin doğruluğunu da değerlendirecektir.

Yargıtay Nezdinde Temyiz Yolları

Reform sonrası kritik bir soru, HAGB kararlarının Yargıtay’a taşınıp taşınamayacağıdır. Yapılan yasal değişiklikler uyarınca:

  • HAGB kararının Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi halinde, taraflar Yargıtay’ın ilgili dairesine temyiz başvurusunda bulunma hakkına sahiptir.
  • İlk derece ceza mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine BAM dairelerince verilen kararlar, CMK 286. ve devamı maddelerindeki standart temyiz sınırlarına tabidir. Ancak, BAM esastan karar verdiğinde ve ceza miktarı temyiz sınırlarını aştığında, temyiz kabiliyeti somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
  • İstinaf mahkemesinin yeni kararı yalnızca yargılama giderlerine veya baro tarafından görevlendirilen müdafi ücretlerine ilişkin ise temyiz yolu kesin olarak kapalıdır.
[PRATİK BİLGİ: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamındaki gümrük veya beyaz yaka suçlamalarıyla karşı karşıya kalan sanıklar için HAGB kararına rıza göstermek veya bunu talep etmek, savunmayı artık yüzeysel yerel itirazlarla sınırlamamaktadır. BAM nezdindeki istinaf dilekçeleri, maddi ve usuli hatalara odaklanarak tam bir hukuki titizlikle hazırlanmalıdır.]

Ağır İnsan Hakları İhlallerinde Yasal İstisnalar

İç hukuku Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla uyumlu hale getirmek amacıyla, reform belirli suçları HAGB kapsamından açıkça hariç tutmuştur. Kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri işkence, eziyet ve kötü muamele suçlarında verilen kararlar hiçbir koşulda HAGB’ye konu edilemeyecektir.


4. Gümrük, Vergi ve Ticari Düzenleyici Uyuşmazlıklarla Kesişim

  1. Yargı Paketi idari ve cezai yargılama alanlarında genel olarak uygulansa da, pratik yansımaları özellikle gümrük, dolaylı vergiler ve ticari düzenleyici uyuşmazlıklar gibi uzmanlık gerektiren idari alanlarda son derece belirgindir.
Gümrük vergisi davaları ve idari yargı süreçlerini temsil eden gümrük limanı ve belgeler.

Gümrük Vergisi Tahakkukları ve Para Cezası İtirazları (Gümrük Kanunu m. 242)

Dış ticaret ve gümrük uyuşmazlıklarında süreç genellikle Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi kapsamında düzenlenen idari itiraz prosedürleriyle başlar. Ek gümrük vergileri, dampinge karşı vergiler veya idari para cezalarına karşı yapılan itirazların Gümrük Bölge Müdürlüğü tarafından reddedilmesi halinde, ithalatçı yetkili Vergi Mahkemesi nezdinde dava açmalıdır.

Modernize edilen usul çerçevesinde:

  1. Mahkeme Heyetinin Belirlenmesi: Tek hâkimle görülme sınırının 486.000 TL’ye çıkarılmasıyla birlikte, rutin gümrük cezaları ve vergi eksikliklerinin daha geniş bir kısmı artık 3 kişilik heyet yerine tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır.
  2. Bölge İdare Mahkemesi Nezdinde İstinaf Stratejisi: Vergi Mahkemesinin ithalatçının davasını reddetmesi halinde uyuşmazlık Bölge İdare Mahkemesine taşınır. İstinaf dairesi artık delil eksikliklerini doğrudan giderebildiğinden, taraflar davanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesini beklemeden gümrük teknik dosyalarını, tarife sınıflandırma analizlerini ve uzman görüşlerini doğrudan istinaf aşamasında sunmalıdır.
  3. İstinafta Kararın Kaldırılması ve Danıştay Stratejisi: Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece Vergi Mahkemesi kararını gümrük idaresi lehine veya aleyhine kaldırarak yeniden esas hakkında karar verirse, uyuşmazlığın tek hâkim sınırını aşması ve yasal istisnalar kapsamında olmaması kaydıyla 30 günlük idari yargı temyiz süresi işlemeye başlar.

Paralel Cezai Boyutlar: 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu

Beyan edilen değer farklılıkları, yanlış tarife pozisyonu veya yetkisiz transit iddialarını içeren gümrük ihlalleri, sıklıkla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında paralel ceza davalarını tetikler.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararlarının Bölge Adliye Mahkemesi istinaf denetimine tabi kılınmasıyla birlikte, kaçakçılık hükümleri kapsamında yargılanan şirket yöneticileri ve ticari aktörler; yerel itiraz mekanizmaları yerine, teknik tespitleri, bilirkişi değerleme raporlarını ve kast unsurunu istinaf dairesi nezdinde tartışmaya açma imkanına kavuşmuştur.


5. Usuli Süreler, İspat Yükü ve Pratik Kontrol Listeleri

Yenilenen usul ortamında hareket etmek, disiplinli bir süre takibi ve delillerin eksiksiz muhafaza edilmesini gerektirir. Aşağıda, 12. Yargı Paketi kapsamındaki temel usuli adımları içeren pratik bir kontrol listesi yer almaktadır:

İdari ve Vergi Davası Tarafları İçin Kontrol Listesi

  • Mahkeme Heyetini Erken Aşamada Kontrol Edin: Gelecekteki temyiz haklarınızı öngörmek için uyuşmazlık konusunun 486.000 TL sınırının altında mı yoksa üstünde mi kaldığını belirleyin.
  • 30 Günlük Süreyi Sıkı Şekilde Takip Edin: Danıştay nezdindeki 30 günlük temyiz süresini, UYAP/UETS üzerinden yapılan elektronik tebligat tarihine göre kesin olarak hesaplayın.
  • BİM Kararının Niteliğini Analiz Edin: Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunu sadece gerekçe değiştirerek mi reddettiğini yoksa kararı kaldırarak yeniden esas hakkında bir hüküm mü kurduğunu tespit edin. Yeni kural kapsamındaki temyiz hakkı, özellikle kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması durumunda doğmaktadır.
  • Sadece Yargılama Giderlerine İlişkin Sınırlandırmalara Dikkat Edin: İstinaf kararının yalnızca vekalet ücreti veya mahkeme masraflarına ilişkin olması durumunda temyiz yolunun kapalı olacağını göz önünde bulundurun.

HAGB Kapsamındaki Ceza Davaları İçin Kontrol Listesi

  • İstinaf Başvurularını Süresinde Yapın: Hukuka aykırı bulduğunuz HAGB kararlarına karşı, CMK kuralları uyarınca yasal süreler içinde (tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içinde) yetkili Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusunda bulunun.
  • Esasa İlişkin Güçlü Delil Argümanları Geliştirin: BAM nezdindeki geniş inceleme yetkisinden tam olarak yararlanmak için istinaf dilekçenizi maddi masumiyet, hukuka aykırı deliller ve suçun unsurları üzerine inşa edin.
  • İlk Derece BAM Kararlarını Belirleyin: BAM veya Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapıp HAGB kararı verdiği durumlarda, Yargıtay nezdinde temyiz dilekçelerinizi hazırlayın.

Sonuç: Kanun Yolu Aşamasında Stratejik Adımlar

12. Yargı Paketi ile getirilen usuli yenilikler, Türk kanun yolu mimarisini önemli ölçüde modernize etmektedir. Bölge İdare Mahkemelerinin esasa ilişkin kaldırma kararlarına karşı temyiz yollarının genişletilmesi, tek hakim sınırının yükseltilmesi ve HAGB kararlarına karşı yüzeysel itiraz yolunun yerini tam bir istinaf denetiminin alması, taraflar için risk dengelerini yeniden tanımlamıştır.

Bu yenilenen usul rejiminde başarı; görev yetkilerinin erken teşhis edilmesine, 30 günlük idari yargı temyiz süresinin titizlikle takip edilmesine ve kanun yolu aşamalarında davanın esasına yönelik güçlü savunma dilekçelerinin sunulmasına bağlıdır. Yasal süreler hak düşürücü ve usuli hatalar telafi edilemez nitelikte olduğundan; idari para cezaları, gümrük uyuşmazlıkları veya ceza davalarıyla karşı karşıya kalan kişi ve kurumların, usuli haklarını korumak adına uzman hukukçulardan destek alması tavsiye edilir.


Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki tavsiye, mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi kurulması amacı taşımamaktadır. Türk usul hukukunda öngörülen hak düşürücü süreler ve parasal sınırlar mevzuat değişikliklerine tabi olup, her somut olayın özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

12. Yargı Paketi kapsamında, yasal temyiz süresi (idari yargi temyiz suresi) 30 gündür. Bu süre, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) tarafından verilen gerekçeli kararın taraflara resmi olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.

Hayır, tüm kararlar temyize tabi değildir. Danıştay nezdinde temyiz hakkı, Bölge İdare Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verdiği durumlar için geçerlidir. Ancak, tek hakimle görülen davalar, belirli özel kanunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar (örneğin Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu) ve yalnızca yargılama giderlerine veya vekalet ücretine ilişkin kararlar yasal olarak temyiz incelemesinin dışındadır.

Değiştirilen yasal çerçeve kapsamında, eski sınırlı itiraz mekanizması kaldırılmıştır. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (hukum aciklanmasinin geri birakilmasi - HAGB) kararları artık Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde kapsamlı bir istinaf denetimine tabidir. Ayrıca, HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bir istinaf dairesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde, Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

12. Yargı Paketi ile güncellenen 2576 sayılı Kanun uyarınca, idari ve vergi uyuşmazlıklarının tek hakim tarafından çözümlenmesine ilişkin parasal sınır 25.000 TL'den 486.000 TL'ye yükseltilmiştir. Bu tutarın altında kalan davalar, kurul halinde değil tek hakim tarafından karara bağlanır.

İYUK'un değiştirilen 45. maddesi uyarınca, Bölge İdare Mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme (iade etme) yetkisi oldukça sınırlandırılmıştır. Keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma yapılması gereken durumlarda, Bölge İdare Mahkemesi bu eksiklikleri doğrudan kendisi gidermek ve dosyayı alt mahkemeye göndermeksizin esastan kendi kararını vermekle yükümlüdür.

Av. Yunus Emre Gezginci

Avukat & Hukuk Danışmanı

Av. Yunus Emre Gezginci, 2018 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde başladığı lisans eğitimini 2022 yılında Yüksek Onur Belgesi ile tamamlamıştır. E&G Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde gümrük, kaçakçılık, ticaret ve icra-iflas hukuku başta olmak üzere hukukun her alanında uyuşmazlık çözümü ve önleyici hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Konya, Türkiye

Uzmanlık Alanı

Gümrük Hukuku Gümrük Kaçakçılığı Hukuku Ticaret ve Şirketler Hukuku İcra ve İflas Hukuku Gayrimenkul ve Kira Hukuku Sözleşmeler Hukuku Aile Hukuku İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ceza Hukuku
Yazar Profilini İncele

Dil