Gözetim Belgesi ve Gümrük Vergisi İadesi Danıştay Kararı

Gözetim belgesi ve gümrük vergisi iadesi davalarını simgeleyen adalet terazisi ve resmî dava dosyaları.

İthalatta gözetim tebliğleri ve gümrük vergisi iadesi davalarının hukuki değerlendirmesi.

Önemli Noktalar

  • 7333 sayılı Kanun uyarınca, gözetim eşiklerine uyum amacıyla yapılan gönüllü kıymet artırımları için *Gümrük Kanunu m. 211* kapsamında doğrudan geri verme talebinde bulunulması kanunen yasaklanmıştır.
  • Danıştay VDDK içtihadı (E. 2023/6, K. 2024/1), beyannamenin tescilinde açık bir ihtirazi kayıt düşülmesi ve sürecin m. 242 itiraz yoluyla takip edilmesi halinde mükellefin dava açma ve iade talep etme hakkını saklı tutmaktadır.
  • Gümrük kıymet tespitinde, Gümrük Kanunu m. 24 uyarınca satış bedeli yöntemi esastır; yalnızca gözetim şartını sağlamak için eklenen yapay yurt dışı giderler eşyanın gerçek kıymet unsuru sayılmaz.
  • Yargı kararıyla iadesine karar verilen fazla tahsil edilmiş vergiler için tahsil tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmekte; Gümrük Kanunu m. 235 cezaları için ise idarenin yanıltıcı beyanı somut delillerle kanıtlaması aranmaktadır.

Danıştay’ın Gözetim Belgesi ve Gümrük Vergisi İadesi Taleplerine Yaklaşımı

Gümrük denetim belgeleri, ithalat kıymet beyan formları ve uluslararası limanda incelenen resmî evraklar.

Türk gümrük mevzuatı kapsamında faaliyet gösteren ithalatçılar, sıklıkla karmaşık bir ticari ikilemle karşı karşıya kalmaktadır: İthalatta Gözetim Tebliğleri. İthalat eğilimlerini izlemek ve yerli üretimi korumak amacıyla bir ticaret politikası önlemi olarak yürürlüğe konulan bu düzenlemeler, belirli gümrük tarife istatistik pozisyonları (GTİP) için asgari birim eşik kıymetler belirlemektedir. İthal edilen eşyanın fiili satış bedeli idari eşiğin altında kaldığında, ithalatçının önünde iki seçenek bulunmaktadır: Ya Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen resmi bir gözetim belgesi temin edilerek ibraz edilecek ya da bir yurt dışı gider beyan edilerek gümrük kıymeti yapay şekilde gözetim eşiğine yükseltilecektir.

Uzun yıllar boyunca gözetim belgesi temin edemeyen şirketler, eşyalarını gümrükten süratle çekebilmek adına yurt dışı gider beyanını ihtirazi kayıtla yapmış, akabinde ise fazla ödenen gümrük vergisi ve Katma Değer Vergisi’nin (KDV) iadesi amacıyla idari başvurularda bulunmuş veya dava yoluna gitmiştir. Bununla birlikte mevzuatta yapılan değişiklikler—özellikle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesindeki düzenleme—ve Danıştay’ın değişen içtihadı, bu taleplerin sınırlarını köklü biçimde yeniden çizmiştir.

Gümrük vergisi iadesi taleplerinin ve gözetim belgesi ibrazının hukuki zorunluluğunun Danıştay, bilhassa Vergi Dava Daireleri Kurulu (VDDK) ve 7. Daire tarafından nasıl ele alındığının bilinmesi, mevzuata uyumlu tedarik zinciri planlaması ve usulüne uygun dava stratejileri açısından kritik önem taşımaktadır.


1. Yasal Çerçeve: Gözetim Tebliğleri ve Gümrük Kıymeti

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ilkeleri ve Türk dış ticaret mevzuatı uyarınca ithalatta gözetim uygulaması, bir ticaret politikası önlemi olarak kabul edilmektedir. Buradaki temel amaç, doğrudan bir tarife engeli koymak değil; fiyat eğilimlerini ve ithalat hacmini izleyerek yerli sanayiye yönelik olası tehdit veya zararları değerlendirmektir.

Bir ithalat işlemi gözetim tebliği kapsamına girdiğinde, idari düzenleme ile resmi bir eşik kıymet (gözetim tebliği kıymeti) tesis edilir. Eşyanın fatura bedeli belirlenen bu tutarın altında kaldığında, ithalatçı temel olarak iki usuli yolla karşılaşır:

  1. Gözetim Belgesi İbrazı: İthalatçı, ithalat öncesinde Ticaret Bakanlığına (İthalat Genel Müdürlüğü) başvurur; gerekli muhasebe, maliyet ve üretim doğrulama belgelerini sunarak eşyanın fiili fatura bedeli üzerinden serbest dolaşıma girmesini sağlayan bir gözetim belgesi temin eder.
  2. Gönüllü Kıymet Artırımı (Yurt Dışı Gider Beyanı): İthalatçının gözetim belgesi almaması veya ibraz edememesi halinde, gümrük uygulamasında gümrük beyannamesinin 44 nolu kutusunda veya kıymet bildiriminde “yurt dışı gider” adı altında yapay bir fark beyan edilerek vergi matrahı asgari gözetim eşiğine çıkarılır.

Gümrük uygulamasında gözetim belgesi temin etmek, idari açıdan yoğun bürokratik süreçler ve zaman baskısı yaratabilmekte, bu durum da tedarik zincirinde aksamalara yol açabilmektedir. Bu nedenle geçmişte birçok ticari işletme ikinci yolu tercih etmiş ve doğan vergi farkını idari ve adli iade yollarıyla geri almayı hedeflemiştir.

Gümrük Kanunu 242 kapsamında idari itiraz dilekçelerini inceleyen gümrük avukatı ve vergi danışmanı.

2. Mevzuattaki Dönüm Noktası: 7333 Sayılı Kanun ve Gümrük Kanunu m. 211

2021 yılının ortalarından önce ithalatçılar, kıymet artırımı sonucunda doğan fazla gümrük vergilerini ve ithalde alınan KDV’yi ödemekte, ardından Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi kapsamında gümrük idaresine geri verme veya kaldırma başvurusunda bulunmaktaydı. Gümrük müdürlüğünün iade talebini reddetmesi halinde ise vergi mahkemeleri, Gümrük Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca gümrük kıymetinin esasen fiili satış bedeli olması gerektiği gerekçesiyle bu ret işlemlerini sıklıkla iptal etmekteydi.

Ancak 28 Temmuz 2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7333 sayılı Kanun ile yasal çerçeve yapısal bir dönüşüm geçirmiştir. 7333 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle, Gümrük Kanunu’nun 211. maddesinin birinci fıkrasına açık bir sınırlama getirilmiştir:

Ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin, yükümlünün kendi beyanıyla artırılması durumunda, geri verme veya kaldırma talepleri kabul edilmez.

Bu değişikliğin ardından gümrük müdürlükleri, 28 Temmuz 2021 tarihinden sonra tescil edilen beyannameler bakımından 211. madde kapsamında yapılan standart iade başvurularını doğrudan reddetmeye başlamıştır. İdarenin dayandığı gerekçe açıktır: Beyan anında yüksek kıymet bildirilerek ticaret politikası önlemlerinin etrafından dolaşılamaz ve sonrasında eşyanın çekilmesini müteakip 211. madde mekanizmaları işletilerek vergiler geri talep edilemez.


3. Danıştay’ın İçtihadi Yaklaşımı: Danıştay VDDK Kararları

  1. maddedeki bu kanuni değişiklik, Türk gümrük yargısında belirleyici bir soruyu gündeme getirmiştir: 7333 sayılı Kanun, gözetim kıymeti farkı üzerinden ödenen vergilere karşı tüm yargı yollarını kapatmış mıdır, yoksa yalnızca eşyanın çekilmesinden sonra 211. maddeye dayanılarak yapılan geri verme taleplerini mi sınırlandırmaktadır?

Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri arasındaki bu içtihat farklılıklarını Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (VDDK) emsal niteliğindeki kararlarıyla çözüme kavuşturmuştur.

A. 211. Madde ile 242. Madde Arasındaki Kritik Ayrım (VDDK Kararı E. 2023/6, K. 2024/1)

Danıştay VDDK, 24 Ocak 2024 tarihli (E. 2023/6, K. 2024/1 sayılı ve 26 Mart 2024 tarihli, 32501 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan) kararıyla Gaziantep ve Erzurum Bölge İdare Mahkemeleri arasındaki içtihat uyuşmazlığını gidermiştir. Danıştay, bu kararında net bir usuli sınır çizmiştir:

  • 211. Madde Yasağının Kapsamı: 7333 sayılı Kanun ile getirilen yasal engel, eşyanın gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra herhangi bir ön itirazda bulunulmaksızın yapılan olağan geri verme veya kaldırma başvuruları için geçerlidir. Kanun koyucunun amacı, belge ibrazından kaçınmak için kendi rızasıyla kıymet artıran ithalatçıların, daha sonra genel hata veya düzeltme hükümlerine dayanarak iade talep etmesini engellemektir.
  • İhtirazi Kayıt ile 242. Madde Haklarının Korunması: Danıştay, anılan kanun değişikliğinin, gümrük beyannamesini tescil anında açıkça ihtirazi kayıtla veren ve tahakkuk eden vergilere karşı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi kapsamında süresi içinde idari itiraz yoluna başvuran bir ithalatçının hak arama hürriyetini engellemediğine hükmetmiştir.

VDDK’ya göre gümrük kıymeti, Gümrük Kanunu’nun 24 ila 27. maddelerinde düzenlenen sırasal kıymet yöntemlerine göre belirlenmeli ve bu sistemde satış bedeli yöntemi öncelikli olarak uygulanmalıdır. Sırf gözetim eşiğine ulaşabilmek adına sisteme eklenen yapay bir fark, bu yurt dışı gideri eşyanın gerçek gümrük kıymetinin bir unsuru haline getirmez. Dolayısıyla, ithalatçının usulüne uygun şekilde ihtirazi kayıt koyarak tahakkuka 242. madde uyarınca itiraz etmesi halinde, fatura bedeli ile gözetim kıymeti arasındaki fark üzerinden tahakkuk ettirilen vergilerin iptali ve iadesi somut olayın şartlarına göre mümkün olabilmektedir.

[ÖNEMLİ İPUCU: Gümrük vergisi iadesi talep etme hakkını koruyabilmek adına ihtirazi kaydın beyannamenin tescili esnasında açıkça düşülmesi şarttır. İhtirazi kayıt konulmaksızın eşyanın çekilmesinden sonra 211. madde kapsamında iade talep edilmesi, yürürlükteki mevzuat uyarınca büyük olasılıkla retle sonuçlanacaktır.]

B. Danıştay VDDK E. 2025/15, K. 2025/16 Sayılı Kararı: İstikrar ve Hukuki Yarar

Bu yaklaşım, Danıştay VDDK’nın E. 2025/15, K. 2025/16 sayılı kararında da yinelenmiştir. Danıştay, gözetim uygulamasının ticaret politikası önlemlerinin bir parçası olduğunu; ancak mevzuatın eşyayı eşik kıymetin altındaki bedelle ithal etmek isteyen yükümlüye yüklediği yegâne yükümlülüğün gözetim belgesi ibrazı olduğunu vurgulamıştır.

İdarenin, gözetim belgesi bulunmadığı gerekçesiyle ve ithalatçının ihtirazi kaydına rağmen artırılmış matrah üzerinden vergi tahakkuk ettirmesi halinde, bu fazla tahsilat ithalatçının kusurundan kaynaklanmamaktadır. Bu doğrultuda:

  • Fazladan tahsil edilen gümrük vergisi ve KDV mükellefe iade edilmelidir.
  • Yapılacak iadede, tahsilat tarihinden fiili iade tarihine kadar işleyecek kanuni faiz de ödenmelidir. Bununla birlikte, kanuni faiz oranını aşan ticari faiz veya temerrüt faizi talepleri yerleşik içtihat uyarınca reddedilmektedir.
Danıştay emsal kararları ve vergi mahkemesi dava dosyalarını içeren kurumsal hukuk arşivi ve evraklar.

4. İdari Para Cezaları ve 235. Madde: Danıştay 7. Dairesi Standartları

Uygulamada karşılaşılan bir diğer önemli ihtilaf konusu ise gözetim belgesi ibraz edilmeksizin gerçekleştirilen ithalatlarda ya da tahsil edilen vergilerin yargı kararıyla iade edilmesinin ardından gümrük idarelerince uygulanan idari para cezalarıdır.

Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca; ithali lisansa, şarta, izne veya belirli bir uygunluk/yeterlilik belgesine tabi eşyanın, muafiyet tanınmış veya bu belge alınmış gibi beyan edilmesi halinde idari para cezası uygulanabilmektedir.

Danıştay 7. Dairesi önüne gelen muhtelif uyuşmazlıklarda (örneğin E. 2021/3525, K. 2021/5416 sayılı karar ve ilgili içtihatlar), idarenin dava yoluyla vergi iadesi alan veya gözetim belgesi ibraz etmeksizin ithalat yapan yükümlülere 235. madde kapsamında para cezası tesis etme yoluna gittiği görülmüştür.

Danıştay, bu tür ceza uyuşmazlıklarında temel hukuki ilkeleri ortaya koymuştur:

  1. Gerçeğe Aykırı Beyanın Somut Olarak İspatlanması Gerekliliği: 235. maddenin 1. fıkrasının (c) bendine dayanılarak ceza kesilebilmesi için gümrük idaresinin soyut varsayımlarla hareket edemeyeceği, ithalatçının eşyanın mahiyeti hakkında yanıltıcı beyanda bulunduğunu veya gerçekte var olmayan bir muafiyet ya da belgeye sahipmiş gibi hareket ettiğini somut delillerle ortaya koyması gerektiği kabul edilmektedir.
  2. Kıymet Uyuşmazlığı ile Yasa Dışı İthalat Arasındaki Ayrım: İthalatçının gerçek fatura bedelini ve bunun yanında gözetim eşiğine ulaşmak amacıyla yurt dışı gider kalemini şeffaf biçimde beyan ettiği hallerde, söz konusu işlem aldatıcı bir yolla izin/lisans şartlarını bertaraf etme teşebbüsü olarak değil, bir kıymet uyuşmazlığı olarak nitelendirilmelidir. Cezanın kanuni unsurlarının oluştuğuna dair somut idari tespitler bulunmadığı müddetçe, Danıştay bu tür para cezalarının iptali yönündeki kararları onamaktadır.

5. Gümrük Vergisi İadesi Talepleri İçin Adım Adım Stratejik Yol Haritası

Gümrük kıymeti ve ticaret politikası önlemlerine ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde başarı, usul kurallarına ve sürelere eksiksiz riayet edilmesine bağlıdır. Yürürlükteki Danıştay içtihatları çerçevesinde takip edilmesi gereken usuli süreç aşağıda özetlenmiştir:

[ Gümrük Beyannamesinin Tescili ]
                 │
                 ▼
[ Gözetim Farkına Açıkça İhtirazi Kayıt Konulması ]
                 │
                 ▼
[ İhtirazi Kayıtla Ödeme / Tahakkuk ]
                 │
                 ▼
[ Gümrük Kanunu m. 242 Uyarınca İdari İtiraz (15 Gün İçinde) ]
                 │
                 ├───────────────────────────────┐
                 ▼                               ▼
       [ Müdürlükçe Ret ]             [ Zımni Ret ]
                 │                               │
                 └───────────────┬───────────────┘
                                 │
                                 ▼
[ Bölge Müdürlüğüne Hiyerarşik İtiraz (15 Gün İçinde) ]
                                 │
                                 ▼
   [ Vergi Mahkemesinde Dava Açılması (30 Gün İçinde) ]

1. Adım: Satış Bedelinin İspatına Yönelik Delillerin Tespiti

İthalatçı, fatura bedelinin Gümrük Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında gerçek satış bedeli olduğunu tevsik eden belgeleri eksiksiz muhafaza etmelidir. Bu kapsamda uluslararası alım-satım sözleşmeleri, SWIFT ödeme dekontları, proforma faturalar, yasal ticari defter kayıtları ve menşe ülke ihracat beyannameleri delil olarak önem arz eder.

2. Adım: Tescil Sırasında İhtirazi Kaydın Düşülmesi

İhtirazi kayıt sonradan veya geriye dönük olarak eklenemez. Beyanname tescil edilirken, gümrük müşaviri veya beyan sahibi tarafından ilgili beyanname alanlarına, gözetim eşiğine ulaşmak amacıyla eklenen tutarın yalnızca eşyanın gümrükte bekletilmesini önlemek amacıyla ihtirazi kayıtla beyan edildiği ve dava haklarının saklı tutulduğu açıkça yazılmalıdır.

3. Adım: 242. Madde Kapsamında Süresinde İdari İtiraz

Vergilerin tebliği veya tahakkukundan itibaren 15 gün içinde Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca ilgili gümrük müdürlüğüne itiraz dilekçesi verilmelidir. Bu adımın atlanması veya süre geçtikten sonra doğrudan 211. madde kapsamında iade talep edilmesi, hak arama yolunu usulen sakatlayabilir.

4. Adım: Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne İtiraz

Gümrük Müdürlüğü itirazı reddederse (veya yasal süresi içinde cevap vermezse), kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde bir üst merci olan yetkili Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itirazda bulunulmalıdır.

5. Adım: Vergi Mahkemesinde Dava Açılması

Bölge Müdürlüğünün ret kararı üzerine (veya yasal cevap süresinin dolmasıyla), 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 7. maddesi uyarınca 30 gün içinde yetkili Vergi Mahkemesinde iptal ve vergi iadesi davası açılmalıdır. Dava dilekçesinde Danıştay VDDK emsallerine (E. 2023/6, K. 2024/1 ve E. 2025/15, K. 2025/16) atıf yapılarak ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte iadesi talep edilmelidir.

[ÖNEMLİ İPUCU: 242. maddedeki 15 günlük kesin itiraz sürelerinin kaçırılması tahakkukun kesinleşmesine yol açar ve vergi iadesi talep etme hakkını yargı yolu nezdinde ortadan kaldırabilir.]

Gözetim belgesi ibrazı ve yasal faiziyle vergi iadesi hesaplamalarını gösteren kurumsal çalışma masası.

6. Uygulamaya Yönelik Değerlendirmeler ve Gelecek Projeksiyonu

Her ne kadar güncel Danıştay içtihadı gözetim farkı üzerinden ödenen vergilerin iadesi için açık bir hukuki zemin sunsa da bu süreç kendiliğinden lehe sonuç doğuran otomatik bir mekanizma değildir. Görevli vergi mahkemeleri her uyuşmazlığı kendi delil durumu çerçevesinde ele almakta; fiili satış bedelinin doğrulanabilirliğini ve idari itiraz sürelerine harfiyen uyulup uyulmadığını titizlikle incelemektedir.

Ayrıca şirketlerin hukuk ve vergi birimleri, konunun dolaylı vergi boyutlarını da dikkate almalıdır. Gözetim farkından doğan KDV’nin indirimi konusundaki güncel idari yaklaşımlar göz önüne alındığında, gümrük operasyon ekipleri ile vergi/muhasebe departmanları arasındaki koordinasyon her zamankinden daha hayati hale gelmiştir. İdari başvuru ve dava süreçlerinde hak düşürücü süreleri kaçırmamak ve telafisi güç mali kayıpların önüne geçmek adına sürecin uzman gümrük ve vergi avukatlarıyla yürütülmesi büyük önem taşır; Hukuki Danışmanlık ve Dosya İncelemesi İçin EG Hukuk ile İletişime Geçin.


7. Sonuç: İthalatçılar İçin İhtiyatlı Yaklaşım

Gözetim belgesi, kıymet artırımı ve vergi davaları ekseninde yürütülen süreçler, mevzuatın öngördüğü usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmayı gerektirmektedir. Danıştay’ın yerleşik yaklaşımı iki temel gerçeği ortaya koymaktadır:

  1. Gönüllü kıymet artırımları sonrasında Gümrük Kanunu m. 211 uyarınca yapılan olağan geri verme talepleri, 7333 sayılı Kanun gereğince idarece reddedilmektedir.
  2. Buna karşılık, tescil anında usulüne uygun olarak konulan ihtirazi kayıt ve akabinde 242. madde kapsamında işletilen idari itiraz yolu, gümrük vergisi ve KDV iadesi talep etmek bakımından yargı mercilerince kabul gören hukuki bir yol olmaya devam etmektedir.

Şirketlerin nakit akışını ve ticari menfaatlerini korumak adına; gümrük beyannamelerinin düzenli olarak denetlenmesi, gümrük müşavirleriyle ihtirazi kayıt prosedürlerinin netleştirilmesi ve gerçek satış bedelini gösteren tevsik edici belgelerin eksiksiz dosyalanması tavsiye edilmektedir.

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa, vergi danışmanlığı veya avukat-müvekkil ilişkisi teşkil etmez. Gümrük ve vergi yargılamalarının neticeleri, somut olayın kendine has delil durumuna ve özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir. İdari itiraz veya dava yoluna başvurulmadan önce alanında uzman bir hukukçudan profesyonel destek alınması önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (VDDK) güncel içtihadı uyarınca, gözetim tebliğleri nedeniyle gümrük kıymetini artıran bir ithalatçı; beyannamenin tescili sırasında açıkça ihtirazi kayıt koymuş olması ve Gümrük Kanunu m. 242 idari itiraz prosedürünü süresinde işletmesi kaydıyla, fark gümrük vergileri ve KDV'nin iadesini talep edebilmektedir.

28 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren 7333 sayılı Kanun, Gümrük Kanunu’nun 211. maddesini değiştirerek ticaret politikası önlemleri kapsamında mükellefin kendi beyanıyla kıymet artırdığı hallerde standart geri verme veya kaldırma taleplerini yasaklamıştır. Danıştay, bu yasağın m. 211 kapsamındaki genel başvurular için geçerli olduğunu; ancak m. 242 kapsamında ihtirazi kayıtla başlatılan itiraz ve dava hakkını ortadan kaldırmadığını hükme bağlamıştır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca, vergi tahakkukunun tebliğinden itibaren 15 gün içinde idari itirazda bulunulmalıdır. İtirazın reddi halinde, ret kararının tebliğinden itibaren yine 15 gün içinde Bölge Müdürlüğüne başvurulmalı; oradan da ret kararı gelmesi halinde 30 gün içinde Vergi Mahkemesinde dava açılmalıdır.

Danıştay 7. Dairesi içtihatlarına göre, Gümrük Kanunu m. 235/1-c kapsamında ceza uygulanabilmesi için idarenin, mükellefin kasten yanıltıcı beyanda bulunduğunu veya belgesi olmadığı halde varmış gibi davrandığını somut delillerle ispatlaması gerekir. Yurt dışı gider beyanıyla yapılan şeffaf bildirimler yasa dışı ithalat değil, kıymet uyuşmazlığı olarak değerlendirilmektedir.

Evet. Danıştay VDDK kararları (E. 2025/15, K. 2025/16 dahil) uyarınca, gözetim uygulamaları nedeniyle fazladan tahsil edilen gümrük vergisi ve KDV, tahsilat tarihinden fiili iade tarihine kadar hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte mükellefe iade edilmelidir. Ancak kanuni faiz oranını aşan ticari faiz talepleri kabul görmemektedir.

Av. Yunus Emre Gezginci

Avukat & Hukuk Danışmanı

Av. Yunus Emre Gezginci, 2018 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde başladığı lisans eğitimini 2022 yılında Yüksek Onur Belgesi ile tamamlamıştır. E&G Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde gümrük, kaçakçılık, ticaret ve icra-iflas hukuku başta olmak üzere hukukun her alanında uyuşmazlık çözümü ve önleyici hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Konya, Türkiye

Uzmanlık Alanı

Gümrük Hukuku Gümrük Kaçakçılığı Hukuku Ticaret ve Şirketler Hukuku İcra ve İflas Hukuku Gayrimenkul ve Kira Hukuku Sözleşmeler Hukuku Aile Hukuku İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ceza Hukuku
Yazar Profilini İncele

Dil